21 Aral?k 2014, Paz
   
Yazı Boyutu

Tüm site ve web üzerinde

AB'nin türkiye'ye yönelik mali yardımları ve STK’lar

Özet: Avrupa Birliği (AB) demokrasi, insan hakları ve pazar ekonomisi konusunda aynı temel değerleri paylaşan

ülkelerle ortaklıklar kurmaktadır. AB, ortaklık kurulan bu ülkelerin ekonomik ve sosyal gelişmelerine çeşitli mali araçlarla katkı sağlar.
Bu ülkelerden bazıları AB’ye üye olmaya çalışmaktadırlar. Aday ülke olarak kabul edildiklerinde katılım öncesi finansman adı verilen artırılmış mali destek almaktadırlar. AB katılım öncesi finansmanının amacı aday ülkelere AB üyeliğine hazırlanmaları için yardımcı olmaktır. Bu kapsamda, AB’nin Türkiye’ye mali desteği hızla artmaktadır.

Katılım öncesi fonların nihai amacı bireylerin yaşamlarını iyileştirmektir. Ancak, finansman için uygun projeler genellikle devlet kurumları veya sivil toplum örgütlerince gerçekleştirilmektedir. AB finansmanı alan kurumlar sağlık ve eğitimden alt yapı ve kırsal kalkınmaya kadar değişik alanlarda kamu politikalarının tasarlanması ve uygulanmasından sorumlu kurumlardır. Bu finansmanın bir kısmı ayrıca bu alanlarda reformu destekleyen sivil toplum örgütleri aracılığıyla aktarılmaktadır.

Anahtar Kelimeler: Avrupa Birliği (AB), Merkezi Finans ve İhale Birimi (MFİB), Ulusal Fon (UF), Avrupa Birliği Türkiye Delegasyonu (ABTD), Avrupa Birliği Genel Sekreterliği (ABGS), Sivil Toplum Kuruluşu (STK).

Avrupa Birliği'nin Türkiye’ye sağladığı mali yardımlara ilişkin olarak toplumun çeşitli kesimlerinde bu mali yardımların, daha doğrusu hibelerin, miktarlarına, kullanılış prosedürlerine ve uygulanışlarına yönelik önemli bir bilgi ihtiyacı olduğu gözlenmektedir. Hatta yaygın bir kanı, bu hibelerin Türkiye tarafından kullanılamadığından AB bütçesine geri döndüğü şeklindedir. Ayrıca bazen, farklı mali yardım araçları olan “Topluluk Programları” veya “Avrupa Yatırım Bankası kredileri” gibi imkanlar da hibe niteliğindeki mali yardımlarla karıştırılabilmektedir. AB adaylık süreciyle birlikte yaygınlaşan, doğrudan nakdi bir yardım niteliğinde olmayıp, Avrupa Komisyonu ve Türkiye’nin birlikte seçtikleri proje ve programlara mali destek sağlamak için kullanılan söz konusu yardımlardan bir Sivil Toplum Kuruluşu (STK) olarak dernekler de faydalanma imkânına sahiptir. Program ve proje bazlı söz konusu mali yardım araçlarını daha iyi anlayabilmek için, AB’nin Türkiye’ye sağladığı mali yardımlara ilişkin olarak yaşanan önemli gelişmelere kısaca bakmak çok faydalı olacaktır.

I. AB KAYNAKLI MALİ YARDIMLAR

Avrupa Birliğinin Türkiye’ye yönelik mali desteği, taraflar arasında 1963 yılında imzalanan Ankara Anlaşması’nın yürürlüğe girmesiyle başlamıştır. Topluluk, Ortaklık Anlaşması ile, Türkiye ekonomisinin hızla kalkınmasına katkıda bulunmakve Türkiye’nin “Ortaklık İlişkisi”nden doğan yükümlülüklerini yerine getirebilmesine destek olmak amacıyla, Türkiye’ye mali yardımda bulunmayı taahhüt etmiştir.

Ankara Anlaşması’nın yürürlüğe girdiği tarihten günümüze kadar geçen süre içinde, Topluluğun Türkiye’ye sağladığı mali yardımların yapısı ve kullanım şeklinde değişiklikler olmuştur. Bunun nedenleri, AB’nin üçüncü ülkelere yönelik mali yardım mekanizmalarının değişmesi (mali protokoller sisteminin zaman içinde proje temelinde kredi-hibe sistemine dönüşmesi) ve Türkiye-AB ilişkilerinin gelişimine bağlı olarak (Gümrük Birliği, Türkiye’nin aday ülkeler kapsamına alınması) oluşan yeni ortamdır.

Türkiye-AB mali işbirliği, ortaklık ilişkisinin başlangıcından Gümrük Birliği’nin tamamlanmasına kadar olan dönemde (1964-1996), esas olarak Mali Protokollerle yürütülmüştür. Türkiye’nin sosyal ve ekonomik gelişmesini teşvik amacıyla 1964-1981 yılları arasında üç Mali Protokol ile bir Tamamlayıcı Protokol imzalanmıştır. 1981 yılı sonrasında 600 milyon Euro tutarında Dördüncü Mali Protokol hazırlanmış, ancak Yunanistan’ın vetosu nedeniyle yürürlüğe girememiştir. Mali Protokoller kapsamındaki yardım türü ağırlıklı olarak hibelerden, ayrıca Avrupa Yatırım Bankası (AYB) ve Topluluk kaynaklı kredilerden oluşmaktadır. 32 yıllık bu dönemde 1.433 milyon Euro tutarında yardım öngörülmesine rağmen kullanılabilen yardım toplam 833 milyon Euro seviyesinde kalmıştır.

Ocak 1996’da tamamlanan Gümrük Birliği çerçevesinde ise, 1/95 sayılı Ortaklık Konseyi Kararı ile Türkiye’ye, AB bütçe kaynaklarından ve Topluluğun Akdeniz ülkelerine yönelik programından kredi ve hibe yardımları öngörülmüştür. 1996-1999 döneminde “Bütçe Kaynaklı Yardım”, “MEDA”, “İdari İşbirliği Fonu” gibi başlıklar altında hibe olarak nitelendirilen yardımların toplamı 750 milyon Euro civarındadır. Ancak bu yardımın kullanımı Yunanistan’ın engellemesi nedeniyle 52 milyon Euro gibi düşük bir seviyede kalmıştır.

10-11 Aralık 1999 tarihlerinde gerçekleştirilen Helsinki Zirvesi’nde, Türkiye’nin aday ülkeler kapsamına alınması ile Türkiye-AB ilişkileri yeni ve farklı bir boyut kazanmıştır. AB Komisyonu, Helsinki sonrası bu dönemde, Türkiye’nin faydalandığı mali yardım miktarını arttırmak için bir dizi karar almıştır. Adaylık ve müzakere sürecinde, Katılım Öncesi Ekonomik Program altında Türkiye’ye sağlanan mali yardım imkanlarını “Avrupa Yatırım Bankası Kredileri”, “Topluluk Programları” ve “Katılım Öncesi Mali Yardım” başlıkları altında incelemek mümkündür. Avrupa Birliği çerçevesinde bağımsız olarak yer alan ve Merkezi Lüksemburg’da bulunan Avrupa Yatırım Bankası, genel olarak AB’nin dengeli büyümesine katkıda bulunacak yatırım projelerine kredi sağlamaktadır. Akdeniz ülkeleri ve Lome Konvansiyonu ülkelerindeki yatırım projeleri de AYB kapsamına girmektedir. Kar amacı gütmeyen bir kurum olan AYB’nin sermayesi üye ülkeler tarafından karşılanmaktadır. Öncelikli alanlar ise ulaştırma, haberleşme, çevre, enerji, sanayi, tarım ve hizmetler sektörüdür. Söz konusu kredi imkanlarından hem kamu ve hem de özel sektör faydalanabilmektedir. Teminat çerçevesinde, kamu projelerinde Hazine garantisi, özel sektör projelerinde ise başvuran firmanın kredi notu önem ifade etmektedir. AYB’nin kendi girişimi ile oluşturduğu kredi paketlerinin kullanımında ise ülke kredi notu belirleyici faktördür.

"Topluluk Programı” deyimi ile belirli yılları kapsayan, AB politikalarıyla ilişkili farklı spesifik alanlarda (Adalet ve İçişleri Politikası ya da Ortak Dışişleri veya Güvenlik Politikası gibi) üye devletler arasında işbirliğini teşvik etmek amacıyla AB tarafından kabul edilen entegre bir dizi eylem kastedilmektedir. AB, Türkiye’nin Topluluk Programlarına katılımını sağlamak için Türkiye bütçesine doğrudan yardım da yapmaktadır. Türkiye’nin katılabileceği topluluk programları arasında; çerçeve programlar, KOBİ’lerle ilgili programlar, gümrüklerle ilgili Customs 2000, eğitim alanında Leonardo, Socrates ve Youth for Europe gibi programlar bulunmaktadır.

Diğer aday ülkelerde olduğu gibi Türkiye’ye yönelik katılım öncesi mali yardımlar ise, Topluluk müktesebatına uyumun hızlandırılması ve Türkiye ekonomisinin dış pazardaki rekabet baskısıyla başa çıkma kapasitesinin geliştirilmesi için kurumsal yapının güçlendirilmesi ve yatırım konularına odaklanmaktadır. AB, Türkiye’de sivil toplumun gelişmesi için destek vermekte, Türkiye ve AB arasında, Türkiye ve diğer aday ülkeler arasında ve Türkiye ile bölgedeki diğer ülkeler arasında sınır ötesi işbirliğini teşvik etmektedir.

Katılım öncesi yardım çerçevesinde yıllık öncelikler, hedefler ve programlar belirlendikten sonra teklif çağrıları ve ihale duyuruları yayımlanmaktadır. Avrupa Komisyonu’nun Türkiye’ye sağladığı katılım öncesi mali yardımlar; eşleştirme, inşaat, malzeme ve hizmet ihaleleri yoluyla kullandırılmaktadır. İhale niteliği taşımayan, ancak AB’nin dış yardım sisteminde ihale olarak değerlendirilen katılım öncesi yardım kapsamdaki hibe finansman olanakları teklif çağrısı ilanıyla kamuoyuna duyurulmaktadır. Bahse konu mali yardımlar “Merkezi Olmayan Yapılanma” altında koordine edilmektedir.

Katılım öncesi yardımın yararlanıcıları sadece Türk Hükümeti, kamu kurum ve kuruluşları ile sınırlı olmayıp yerel yönetimler, iş dünyası temsilci örgütleri (meslek örgütleri vb.), sosyal tarafları temsil eden kuruluşlar (sendikalar), KOBİ’ler, dernekler, vakıflar, kar amacı gütmeyen örgütler gibi sivil toplum kuruluşlarıdır. Belirli bir programa teklif sunabileceklerin tam listesi o projenin ihale duyurusunda veya teklif çağrısında belirtilmektedir.

AB Komisyonu’nun teklifi uyarınca, Konsey, 17 Temmuz 2006 tarihinde yeni bir Katılım Öncesi Mali Aracın (IPA) kurulmasını öngören tüzüğü kabul etmiştir. 2007-2013 mali perspektifinde Global Bir Aktör Olarak AB başlığı altında yer alan ve yürürlükteki beş mali yardım programı olan PHARE, ISPA, SAPARD, Türkiye Katılım Öncesi Mali Yardımı ve CARDS’ın 1 Ocak 2007 itibariyle yerini alması öngörülen IPA, aday ülkeler Türkiye, Hırvatistan ve Makedonya’ya ayrıca potansiyel aday ülkeler olarak değerlendirilen Batı Balkan ülkelerine (Arnavutluk, Bosna-Hersek, Karadağ ve Sırbistan) yönelik harcamaları kapsayacaktır.

Böylece yardımdan yararlanacak bölgeler tanınmış aday ülkeler ve potansiyel aday ülkeler olmak üzere iki kategoriye ayrılacaktır. IPA, söz konusu ülkelere 2007-2013 arasında kabul edilen bütçe uyarınca 11.468 milyar € değerinde mali yardım sağlayacak, yardım miktarı aynı süre içinde yıldan yıla artış gösterecektir.

II. AVRUPA BİRLİĞİ HİBE PROGRAMLARI VE İŞLEYİŞİ

A. Hibe Programı ve Hibe Projelerinin Özellikleri

a. Hibe Programı nedir?

Hibe programları ticari olmayan, Avrupa Birliğinin hedeflerinden birinin hayata geçirilmesi, bir faaliyetin uygulamaya konulması veya bir kurumun işletilmesinin sağlanması için uygulanan programlardır.

Hibe programları bir çerçeve program altında ve çerçeve programın amaçlarına yönelik olarak düzenlenirler.Hibe programlamasına ilişkin yapılanmayı, büyük programlardan küçük programlara, ya da büyük projelerden küçük projelere doğru açılan bir şemsiye olarak düşünebiliriz. Örneğin, “Katılım Öncesi Süreçte Sivil Toplumun Güçlendirilmesi” bir programdır. Program, katılım öncesi süreçte Türk sivil toplumunun güçlendirilmesi yoluyla AB’ye uyum çalışmalarına, siyasi reformların genişletilmesine ve bütünleştirilmesine katkı sağlamak amacıyla bir çok bileşen ve alt bileşenden oluşmaktadır. Program altında; Kadın Haklarının Korunması ve Geliştirilmesi, Engelli Kişilerin Toplumla Bütünleşmesini Geliştirme, Tüketicilerin Korunması, Çocuk Haklarının Korunmasını Güçlendirme, Çevrenin Korunması gibi alt bileşenler yer almaktadır. Bunlarla uyumlu olarak; istihdam, kapasite geliştirme, girişimcilik, çocuk işçiliği, zorla çocuk çalıştırma, engelli kişilerin ekonomik, sosyal ve kültürel haklara tam erişiminin sağlanması, tüketiciyi bilinçlendirme, kaynakların sürdürülebilir kullanımı, çevrenin entegre yönetimi ve kirlilik önleme gibi konular ise projeler olarak karşımıza çıkmaktadır.

b. Hibe projelerinin özellikleri ve verilecek hibe tutarı

Hibe projeleri, sözleşme makamı (Merkezi Finans ve İhale Birimi veya Avrupa Birliği Türkiye Delegasyonu) tarafından hazırlanan şartnameye uygun olarak hazırlanmalıdır. Projenin, hibe faydalanıcısının normal faaliyetlerine (misyonuna) uygun olması en temel gerekliliktir. Hibe faydalanıcısı, projenin hibe kuralları çerçevesinde uygulanmasından ve sonuçlarından sorumludur.

Doğrudan ve dolaylı maliyetler ile ihtiyat akçesi kalemlerinden oluşan proje bütçesinin tamamı hiçbir programda hibe olarak verilmez. Hibe faydalanıcısı tarafından projeye mutlaka eş finansman sağlanması zorunludur. Programın özelliklerine göre farklılık gösteren eş finansman miktarı, daha önceki uygulamalarda Yerel Kalkınma Girişimleri için en az %10, KOBİ projeleri için en az % 50 olarak belirlenmiştir.

B. Hibe Başvuru Dosyasının Hazırlanması ve Teslim Edilmesi

a. Başvuru dosyasının hazırlanması

Avrupa Birliği fonlarına yönelik prosedürler diğer fon kaynaklarına göre nispeten daha kapsamlıdır. Her hibe programı için öncelikli alanlar, yardım miktarı, yardım süresi vb konular ayrı ayrı düzenlenmektedir. Ciddi bir çalışmayı gerektiren proje tekliflerinin hazırlanması için öncelikle çok iyi derecede yabancı dil bilen elemanlara ihtiyaç duyulmaktadır. Başvuru süreci ve bu süreçte dikkat edilmesi gereken noktalar şunlardır.

i. Birinci aşama: Uygun bir teklif çağrısını değerlendirmek

AB hibelerinden yararlanmak isteyen kar amacı gütmeyen bir kuruluşun öncelikle açık bir teklif çağrısına ulaşması gerekmektedir. Yani, bir proje teklifi hazırlamak için “AÇIK“ bir teklif çağrısının olması gerekmektedir. Herhangi bir zamanda, istenilen herhangi bir konuda veya istenilen bütçede teklif sunulması mümkün değildir. Teklif çağrıları, düzenli aralıklarla www.mfib.gov.tr; www.deltur.cec. eu.int veya www.abgs.gov.tr adresleri ziyaret edilerek takip edilebilir. Buna ek olarak, sadece Türkiye’ye yönelik olmayan AB’ye ilişkin diğer fon imkanlarını takip için http://ec.europa.eu/europeaid/cgi/frame12. pl adresinden yararlanılabilir.

ii. İkinci aşama: Teklif çağrısını inceleme

Bu aşamada, teklif çağrısı dosyasında bulunan ve çağrının niteliğine göre değişen başvuru rehberi çok detaylı bir şekilde incelenmelidir. Başvuru rehberinde kısaca teklifin niteliği, programın amaçları, kimlerin başvurabileceği, dosyaların gönderileceği adresler, ne kadar bütçe talep edilebileceği, değerlendirme kriterleri, son başvuru tarihi gibi çok önemli bilgiler yer almaktadır.

Hibe başvurusu yapmak isteyen kişinin başvuru rehberini inceledikten sonra yapması gereken ilk işlem, kurum veya kuruluşunun ilgili hibe programı için uygun olup olmadığını belirlemesidir. Bu kapsamda, kurum veya kuruluşun faaliyet alanının program öncelikleri ile uyumlu olup olmadığı, kaynaklarının ve kapasitesinin yeterli olup olmadığı kontrol edilmelidir. Hibe başvurusu yapmak isteyen kurum ve kuruluş için gerekli olan şartlar aynı zamanda proje ortağı için de geçerlidir. Başvuru rehberinde yer alan kriterler çerçevesinde, potansiyel proje ortağının güçlü ve zayıf yönleri, kaynakları, uzmanlık alanları, potansiyel katkıları da iyi analiz edilmelidir.

iii. Üçüncü aşama: Proje yazma süreci

Proje, başlangıcı ve sonu olan, ayni ve nakdi kaynaklarla yürütülen, iç içe geçmiş amaç ve hedeflere sahip, planlanan uygulama adımları ile çeşitli çıktıların elde edildiği bir çalışmadır. Proje yazmaya başlamadan önce; tüm kaynakların en etkin şekilde kullanılması için izlenen yönetim sistemi olan “Proje Döngüsü Yönetimi” ilkeleri ile bir planlama yönetimi olan projenin amacını, çıktılarını, uygulama adımlarını, ilgili varsayımları ve proje ile ilgili önkoşulları birbiriyle ilişkilendirerek farklı seviyelerde sunan bir matriks formatı olarak tarif edebileceğimiz “Mantıksal Çerçeve Yaklaşımı”nın uygulanması gerekmektedir. Bu kapsamda; mevcut tüm bilgileri toplanması için sözleşme makamı da dahil olmak üzere ilgili tüm kurum ve kuruluşlar ile görüşmeler yapılması, problemlerin incelenerek hedeflerin belirlenmesi, stratejinin seçilmesi, çalışma planının hazırlanması, kaynakların planlanması, paydaş analizinin yapılarak eğer var ise ortaklarla projenin tartışılması öncelikli olarak yapılaması gereken işlemlerdir.

Proje hazırlama süreci (proje yazma, tercümelerin yapılması, kopyaların hazırlanması, gerekli belgelerin hazırlanması ve proje başvurusunun gönderilmesi işlemleri), işlemlerin ortalama olarak gerektireceği süreler dikkate alındığında tahmini olarak 1 aylık süreyi gerektirmektedir. Başvuru ve değerlendirme aşamasındaki hassasiyetler dikkate alınarak herhangi bir gecikme yaşamamak için proje yazmaya erken başlanılması tavsiye edilmektedir.

Proje teklif çağrıları, başvuru rehberi, başvuru formu ve diğer ek belgeleri içeren birçok alt dosyadan oluşmaktadır. Başvuru formu ve istenen belgeler, başvuru rehberinde yer alan bilgiler ışığında doldurulmalıdır. Söz konusu formların ve eklerinin doldurulması sırasında, hiçbir bölümün atlanmamasına ve boş bırakılmamasına dikkat edilmelidir. Onaylı veya orijinal imzalı olması gereken belgeler mutlaka istenildiği şekilde hazırlanmalı ve onaylatılmalıdır. Diğer ekler ise fotokopi olarak verilebilir. Başvuru formunda sorulan her soru mutlaka cevaplandırılmalıdır. Cevaplar ve açıklamalar ise açık ve anlaşılır olmalı, sorulan soruyla ilgisi olmayan bilgiler verilmemeli, genel ifadeler kullanılmamalıdır.

b. Başvuru dosyasının teslim edilmesi

Başvuru dosyası, son başvuru tarih ve saatinden önce rehberde belirtilen adrese teslim edilmelidir. Zamanında teslim edilmeyen (son başvuru tarih ve saati) başvurular değerlendirmeye alınmadan reddedilecektir. Bu nedenle, başvuru dosyası, belirtilen zamandan önce ya taahhütlü posta yoluyla gönderilmeli, ya da kuryeyle veya elden (teslim eden kişiye imzalı ve tarihli bir alındı belgesi verilir) teslim edilmelidir.

c. Başvuru formunun doldurulması ve teslimine ilişkin bazı önemli noktalar

Başvuru formunu ve ekinde yer alan belgeleri doldurmak için ilk kaynak başvuru rehberidir. Eğer imkan varsa yararlanıcı kuruluş (Örn: Bölgesel kalkınma programlarında DPT) tarafından yapılacak bilgilendirme toplantılarına katılmak faydalı olcaktır. Ayrıca, başvuru paketi teslim tarihinden bir ay öncesine kadar projeyle ilgili hususlar Sözleşme Makamı’na (MFİB ya da AKTD) yazılı olarak sorulabilir. Sıkça sorulan sorular, programla ilgili olarak potansiyel başvuru sahipleri tarafından sorulan tüm soruların ve cevapların bulunabileceği bir kaynaktır. SSS incelenerek, akla gelmeyen konularda da bilgi sahibi olunabilecektir. Sözleşme makamınca soru ve cevapların “Sıkça Sorulan Sorular (SSS)” başlığı altında ilgili internet sitelerinde (www.mfib.gov.tr, www.deltur.eu.int, yararlanıcı kuruluş ve proje uygulama biriminin siteleri) yayınlanması sağlanacaktır.

Başvuru formunun V. Bölümünde “Kontrol Listesi” yer almaktadır. Başvuru paketi, kontrol listesi yardımıyla mutlaka kontrol edilmeli ve herşeyin tamam olduğundan emin olunduktan sonra teslim edilmelidir. Böylece hazırlanması ya da doldurulması unutulan bölüm ya da belgelerin fark edilip paketin eksiksiz teslim edilmesi mümkün olabilecektir.

Başvuru formunun son bölümünde (Bölüm VII) değerlendirme formu vardır. Esasen başvuruları değerlendirecek olan bağımsız değerlendiriciler tarafından doldurulacak olan bu form, projeyi sunan kuruluşların eksik belgesinin olup olmadığını teyid etmesi ve değerlendirmenin nasıl yapıldığını göstermesi bakımından çok önemlidir.

C. Başvuruların Değerlendirilmesi

Sözleşme makamına intikal eden teklif zarfları, oturum başkanının başkanlığında “Değerlendirme Komitesi”nin açılış oturumunda açılmakta ve her başvuruya bir referans numarası verilmektedir. Kurum dışından bağımsız değerlendiriciler eliyle yapılan değerlendirme süreci şu şekilde işlemektedir:

a. İdari uygunluk

Bu bölümde başvurunun belirtilen koşullara sahip olup olmadığı, istenen belgelerin bulunup bulunmadığı gibi hususlara bakılır. Uygun nitelikte olmayan veya belgeleri eksik olan başvurular değerlendirme işleminin sonraki aşamalarına alınmazlar. Bu aşamada sözleşme makamı başvuru sahiplerine dosyalarının zamanında teslim alınıp alınmadığını, dosya numaralarını, belirtilen idari uygunluk kriterlerine uyup uymadığını dolayısıyla dosyanın bir sonraki aşamaya geçip geçemediğini belirten standart bir mektup yollar.

Değerlendirme Komitesi, başvuru sahiplerine, eksik belgelerin tamamlanması için belirli bir süre tanıma hakkına da sahiptir. Böyle bir karar alınması halinde verilen ek sürenin sonunda idari uygunluk kontrolünü geçen başvurular değerlendirme sürecinin sonraki aşamalarına alınacaktır.

b. Konsept Notu’nun değerlendirilmesi

Zamanında gönderilmiş ve idari uygunluktan geçen başvuruların konsept notu bölümü, en az iki bağımsız değerlendirici tarafından projenin uygunluğu, uygulama yöntemleri, sürdürülebilirliği ve operasyonel kapasite ile tecrübe açısından değerlendirilir.

c. Tüm başvuru formlarının değerlendirilmesi

Konsept notunun değerlendirilmesinin ardından olumlu bulunan başvuru paketinde yer alan Başvuru formları yine 2 değerlendirici tarafından değerlendirilir. Alınan puana göre sıralanan teklif sahiplerine projelerinin geçici olarak şeçildiğine veya yedekte olduklarına dair yazı gönderilerek beyanlarının teyidi anlamında destekleyici belgeleri (tüzük, bilanço, faaliyet raporu vb.) göndermeleri istenir.

d. Uygunluk teyidi / kontrolü

Bu aşamada başvuru sahibi ve ortaklarının beyanları, tüzükleri, tüzel kişilik formları, mali kimlik formları, son onaylanmış bilançoları gibi destekleyici belgeler incelenir. Bu aşamadan da geçen teklifler fon almaya hak kazanırlar.

D. Sözleşme İmzalanması

Sözleşme Makamı tarafından, fon almaya hak kazanan projeler için teklif çağrısının ekinde yer alan standart belgelere bağlı kalınarak 4 nüsha sözleşme dosyası hazırlanır ve Sözleşme Makamı’ndan alınan çağrı doğrultusunda sözleşmeler imzalanır. Sözleşme dosyasında (özel koşullar, faaliyet tanımı, genel koşullar, proje bütçesi, satın alma kuralları ve diğer bir takım ek belgeleri içeren) hibenin nasıl kullanılabileceğine dair tüm detaylar mevcuttur. Sözleşme metninin, tüm ekleri ile birlikte çok detaylı bir şekilde okunması ve incelenmesi uygulama aşamasında çıkabilecek pürüzleri asgariye indirmede yardımcı olacaktır.

Hibe miktarı, hem oransal hem de net tutar olarak taraflarca imzalanan sözleşmede yer almaktadır. Söz konusu tutar, klasik anlamda anlaşılan hibe (karşılıksız para) olmayıp şartlı bağış niteliğindedir. Yani sunulan projenin doğru ve kurallarla uyumlu şekilde uygulanması şartıyla ödünç olarak verilmektedir.

Nihai hibe miktarı, proje dönemi sonrası sunulan mali raporların değerlendirilmesi sonucu, projenin uygun bulunan maliyetlerin oransal karşılığı olarak değişebilecektir. Projenin başlangıç tarihi ise sözleşmede yer alan son imza tarihini takip eden gündür.

Kaynakça:

1-Merkezi Finans ve İhale Birimi - www.mfib.gov.tr

2-Avrupa Birliği Türkiye Delegasyonu - www.deltur.cec.eu.int

3-Avrupa Birliği Genel Sekreterliği - www.abgs.gov.tr

4-Europaid Practical Guide to Contract Procedures for EC external actions - www.europa.eu.int/comm/europaid/cgi/frame12.pl

5-TC. Başbakanlık Dış Ticaret Müsteşarlığı - www.dtm.gov.tr

6- Devlet Planlama Teşkilatı - www.dpt.gov.tr

7-Birleşmiş Milletler - http://www.un.org.tr/UN2/-http://www.bmkadinhaklari.org/unjp/web/gozlem.aspx?sayfaNo=1

Ali Fethi TURAN

Bu e-posta adresini spambotlara karşı korumak için JavaScript desteğini açmalısınız

Bu makale 'Her Yönüyle Dernekler' Dergisi'nin Güz 2007 sayısından alınmıştır.

Giriş Formu